skip to Main Content

Twitter ve Gönderilen İlk İleti

Twitter Ve Gönderilen İlk İleti

Jack Dorsey 1976 doğumlu bir yazılım mimarıdır. 2006 yılında şu an dünyanın durum bildirmede ve haber almada en çok kullanılan sosyal medya organı Twitter’ı kurmuştur. Twitter, Facebook ve diğer yeni medya araçlarından farklı olarak paylaşımlar için 140 karakter limiti vermektedir. Kullanıcılar paylaşımlarını 140 karakter limitini aşmadan yapmak zorundadır. Jack Dorsey’in yaptığı, blog mantığını mikro düzeye indirmek olmuştur. Jack Dorsey 21 Mart 2006’da ilk gönderisini paylaşmıştır.

 

İlk Twit

Böylece ortaya Twitter denen mikro-blog sitesi çıkmıştır. Twitter kişisel paylaşımlardan, marka yönetimine, haberlerin ve çeşitli bilgilerin anlık olarak paylaşılabilmesini ve dolaşımdaki bilginin çok çabuk bir şekilde tazelenmesini sağlamıştır. Bu sayede gündem hep sıcak kalmış ve insanlar yeni olgularla meşgul olmuştur. Twitter karmaşıklaşan internet dünyasına basit bir takip mekanizması sağlamıştır. Twitter üzerinde kişisel paylaşımlar yapmak herkesin büyük kitlelere çok rahat bir şekilde ulaşabilmesi demektir. Twitter’ın sağladığı sanal ortamda hayatın her alanına rahat bir biçimde entegre olabilecek hâle gelmiştir. Twitter bugün toplumu yönlendirmede çok büyük bir güçtür. Önceki bölümlerde bahsedilmiş olan Dijital Güç’ün karşılığıdır. Twitter üzerinde kişisel kullanıcıların yayın yapmasının yanında aynı zamanda devletlerin diplomatik tavırlarını anlamak, sokak hareketlerini organize etmek ve yönlendirmek -ki buna dijital aktivizm denmektedir- gibi pek çok şey mümkündür. Başlarda Twitter’ın kurucuları bile yapılan işin önemini kavramakta güçlük çekmiştir. Ancak, aynı yılın Ağustos ayında Kaliforniya’da gerçekleşen 4.4 ölçeğindeki depremle ilgili gönderiler atılmaya başladığında Twitter ekibinin ufku açılmıştır. Ekip kendisini tanıtmak için çeşitli etkinlerde tanıtımlar yapmasına rağmen beklenilen karşılığı görmemiş ve sadece 100 kişi platforma üye olmuştur.

 

Mikro Bloggerlık veya Vatandaş Gazeteciliği

2009 yılında New York Hudson Nehri’ne zorunlu iniş yapan U.S Airways uçağıyla ilgili atılan bir tweet kısa sürede dünyaya yayılmış ve bütün haber kanallarına son dakika haberi olarak düşmüştür. Bu Twitter’da dünyaya yaılan ilk sıcak haber olmuştur. Böylelikle Twitter bir kez daha ne kadar önemli bir girişimcilik örneği olduğunu göstermiştir. Kullanıcıların Twitter’a artan ilgisi U.S Airways örneğinde olduğu gibi ‘Vatandaş Gazeteci’ kavramını ortaya çıkarmıştır. Twitter’da herkes duyurmak istediği ya da tanık olduğu olayları mikro- blog şeklinde duyurabilmektedir.

 

Siyasi Manipülasyonlar ve Twitter’ ın Gücü

Twitter’ın etkisiyle/rolüyle ilgili bir başka ilginç örnek ise 2009 Haziran ayında İran’da yaşanan protestolardır. İran’da protestolar başladığında Twitter bakım için geçici süre kapanmıştır. Fakat ABD Dışişleri Bakanlığı şirkete bir e-posta göndererek sitenin açılmasını istemiştir. Twitter konuyla ilgili yaptığı açıklamada İran halkının yaşanan olaylar boyunca haber alabilmesinin önemine değinmiş ve siteyi açık tutacağını duyurmuştur. 2011 yılında Arap Baharı Twitter üzerinde organize edilmiş ve bütün bölge ülkelerine yayılmıştır. Aynı yılın Mart ayında Twitter’dan haftada 1 milyar twit atılmıştır. Twitter internetle hibritleşen diğer teknolojik cihazlar için de girişimlerde bulunmuş ve akıllı telefon uygulamalarını çıkararak her platformda kullanıcılara ulaşmaya başlamıştır. Sosyal medyanın avantajı olan anlık tepkiler verebilmek en bariz şekilde Twitter’da ortaya çıkmıştır. Etkileşim gerçek zamanlılık kazanmıştır.

Yeni Nesil Silah

statisca.com internet sitesinin raporuna göre Twitter’ın 317 milyon aktif kullanıcısı bulunmakta ve günlük ortalama 500 milyon tweet atılmaktadır. Rakamlara bakmakla yetinmeyip olaylara ve olgulara yoğunlaşıldığında Twitter’ın etki gücünün sahip olduğu tweet rakamlarından daha fazla olduğunu söylemek mümkündür. Son yıllarda yaşanan toplumsal olaylarda Twitter adeta bir silah olarak kullanılmıştır ve kullanılmaya devam etmektedir.

Maniplasyonlar ve Algı Yönetimi

Devletler sosyal medyayı manipülasyon aracı olarak kullanmaya başladıklarında bu araçlar artık sadece bilgi paylaşım platformları olmaktan çıkmıştır. Bunun en güzel örneği İran’da yaşanan olaylarda ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Twitter’ın açık kalması için bizzat devreye girmesidir. Türkiye de yakın geçmişte benzeri olaylara tanık olmuştur. 2013 yılında Gezi Parkı olayları olarak adlandırılan sokak hareketleri esnasında Twitter üzerinde çeşitli ülkelerin bürokratik sınıflarından yapılan açıklamalarla ve onlara destek veren grupların açıklamalarıyla yaşanan olaylarda twitlerin manipülatif olarak kullanıldığı görülmüştür. Ayrıca, artık gizililik denen olgunun ne kadar ince bir ipe bağlı olduğu da ortaya çıkmıştır. Twitter’dan sızan bir bilgi anında milyonlara ulaşabilmektedir. Ancak, böylesine bir gücü kullanan bizler için temel sorun dolaşımdaki bilgilerin ne kadar doğru, ne kadar güvenilebilir olduğudur.

Yaftalama Mekanizması Olarak Twitter

Dijitalleşen medya ve sosyal medya kavramlarıyla yeni terimler de hayatımıza girmiştir. Eskiden insanların hayatları arasında geleneksel – modern, taşralı – şehirli gibi ayrımlar yapılmaktaydı. Dijital iletişim çağında yeni bir hayat biçimi ayrıştırması devreye girmiştir. İnsanlar artık hayatlarını ya online ya da offline olarak yaşamaktadır. Eğer sosyal medyada aktif olarak zaman geçiriyor ve internet teknolojisiyle beraber hibritleşmiş teknolojileri de kullanıyorsak artık gerçek dünyanın yanı sıra dijital bir dünyada sayısal değerler olarak yaşıyoruz demektir. Offline olanlar ise bunun, yani dijital dünyanın tamamen dışında kalan kesimdir. İşte burada sosyal ayrımcılığın yeni bir versiyonu olan dijital ayrımcılık/eşitsizlik ortaya çıkmaktadır. Bu ayrımcılık şekli Dijital Ayrımcılık/Eşitsizlik (Digicrimination/Diginequality) olarak adlandırılabilir.

 

Oğuz Turan Yayla

This Post Has 0 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back To Top
×Close search
Ara