skip to Main Content

Transatlantik’teki Türk İzleri

Transatlantik’teki Türk İzleri

Bir Eskimo ile bir Kazak ya da Yakut Türk’ü, bir Alaska yerlisi ile Orta ve Güney Amerika yerlisi, hatta bir Kızılderili ile Orta ve Güney Amerika yerlisi arasında ilk bakışta farkettiğiniz, ya da farkettiyseniz de ifade edemediğiniz “benzerlikler” de neyin nesi acaba?
Western Filmlerde izlediğimiz ve itilip kakılan o mazlum ancak korkusuz, bir o kadar mağrur ancak cesur çekik gözlülerin “soluk benizlilerle” mücadeleleri, mazlum toplum ve ulusların her zaman yanında olan, merhametli Türk halkının her zaman ilgisini çekmiştir.

Bizim Türk milletimiz, eski ve şerefli bir millettir. Zaten Orta Asya’nın Altay yaylasında yetiştiği için kartalın üstün niteliklerini daha gençliğinde kazanmıştır; tâ uzakları görür, hızlı bir uçuşu vardır ve bu ruhu barındıracak kadar kuvvetli bir beden sahibidir. Zaten maddî olsun, manevî olsun hiçbir sıkıcı sınır içinde durmaz yaradılışta olduğundan yüksek anayurdunun, dünyadan uzak vaziyetine karşı isyan etmiştir.  M.K. Atatürk

Bu veciz ifadelerin sahibi Ulu önder Atatürk’ün, Anadolu halkının  köklerinin Orta Asya’ya dayandığı  konusunda şüphesi olmadığı anlaşılmaktadır. Fakat bu gerçekle yetinmek yerine O, bu konuda daha derin  bilgilere ulaşmayı  arzu ediyordu. Türkler’in kökeni Orta Asya’ ya dayanıyor olabilirdi, ancak Orta Asya halklarının  kökleri  nerelere  uzanıyordu acaba?

Türkiye Cumhuriyetinde İlk Araştırmalar

1930′ lu yılların  başlarında emekli  General Tahsin Mayatepek, Güney Amerika  medeniyetlerinden olan Maya toplumunun dil ve  kültürleriyle  Anadolu ve Orta Asya kültürleri  arasındaki  benzerlikleri anlatan  bir raporu Atatürk’e sundu. Raporu inceleyen Atatürk, konu hakkında  daha kapsamlı  araştırmalar yapmak üzere  Tahsin Mayatepek’ i Meksika’ya ateşe olarak atadı. Tahsin Maytepek, Meksika’da bulunduğu süre içirisinde pek çok araştırmalar yaptı. Araştırmalar ilerledikçe karşılaştığı bilgi ve veriler  konunun başka yönlerine kaymaktaydı. Durumdan  sürekli Atatürk’ ü haberdar ediyor ve yüreklenerek  araştırmalarını  sürdürüyordu. Daha  önce arkeolog William Niven’in Meksika kazıları  sonucunda elde ettiği – günümüzden 13.000-15.000 yıl öncesine ait- tabletlerin deşifrelerine, daha sonra da  James  Churchward’ ın Hindistan’ da bulup deşifre ettiği  eski tabletlerin  tercümelerinden haberdar oldu. Durumu öğrenen Atatürk , bu bilim adamlarının  eserlerinin süratle  elde edilip dilimize tercüme  edilmesini istedi. O zamanın şartlarında 60 kişiden oluşan  bir çeviri kurulu  tarafından bu eserler süratle  dilimize çevrilerek Atatürk’e sunuldu. Kitapların tam metinlerinin yanı sıra başta Tahsin Mayatepek ve diğer  araştırmacıların  hazırladıkları raporlar da Atatürk’e ulaştırıldı. Atatürk konudan çok etkilenmişti. Raporları inceledi. Çeviriler üzerinde  uzun  uzun durup , üzerinde pek çok  notlar alarak çalışmalarını sürdürdü.

Görüldüğü üzere Ulu Önder de, Türk Kültürünün araştırılması ve kaynakların derinlemesine tespit edilmesi amacıyla pek çok çalışmaya önderlik etmiş, bunun en temel göstergesi ve somut adımı olarak da Türk Tarih Kurumunun kurulmasına bizzat katkıda bulunmuştur.

Bu konu her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ilgisini çekmesi gereken de bir konudur. Zira geçmişini, tarihini çok bilen toplumlar, gelecekte de adlarından söz ettirecek güçlü toplumlardır. Bu sebeple, yine ve yeniden tarihin tekerrürden ibaret olduğu konusuna bir kez daha atıfta bulunmak istiyorum.

Kültürel Bağların Önemi

Gelelim asıl konumuz olan Türklerin soyu tartışmalarından belki de en gizemli ve halen üzerinde net bir kanıya varılamamış olan bazı bulgulara. Üzerinde kesin bir kanıya varılmış olsa da, böylesi bazı tarihsel ve stratejik gerçekliklerin gizlenebileceği ve gündeme bile gelemeyeceği gerçeği kuşkusuz anlamsız da değildir. Zira, eski bir yazıt ya da dini bir kanıtın, milyonlarca taraftarı olan Yahudi ve Hristiyan toplumların inançlarında yaratacağı etkiyi düşündüğümüzde, bu bilgilerin ifşası kolay olmayacaktır. Bu sebeple gizlenmeleri en doğru yol gibi görünebilir. Tıpkı Amerikan yerli halkının kimler olduğu ve nereden geldikleri konusu da buna benzer bir konudur. Ancak günümüz itibariyle ulaşılacak bulguların ve kanıtların getireceği sesin, din temelli konularda bulunacak tarihi kanıtlara nazaran daha kısık kalacağı aşikardır.

Toplumları kültürel olarak birbirlerinden ayıran en önemli faktör “dil” ögesidir. Konuşulan dillerdeki farklılıklar, kültürel farklılığın en belirgin işareti olarak tanımlanmaktadır. Gerek bireysel, gerekse toplumsal düzeydeki dil farklılıklarından hareketle, kültürel farklılıklara atfedebileceğimiz en temel dayanağa sahip olduğumuzu düşünebiliriz. Hatta öyle ki, sadece dil farklılıkları değil, bir dile ait lehçe ve aksan farklılıkları bile, toplum içerisindeki alt ve hatta alt-alt kültürlerin varlığına dayanak oluşturan en temel noktalardır.

Buradan hareketle, iki topluluk arasında tarihsel bazı benzerliklerden ve olası bir antropolojik-genetik bağlılıktan söz edebilmek ve toplumlar arasında manalı benzerlikler bulabilmek ve bunu araştırmaya başlamak için en başlıca referans olarak, kullanılan en temel sözcüklerin telaffuz benzerlikleri bile büyük araştırmalar için en büyük dayanağı ve gerekçeyi sağlayabilmektedir.

Yeni Kıta: Amerika ve 3 Büyük Medeniyet

Bilindiği üzere, 500 yıllık bir geçmişe sahip yeni kıta Amerika, Christoph Colomb, Amerigo Vespuchi ve Magellan gibi ünlü Avrupalı denizcilerin yeni koloniler keşfetmek üzere Batı’ya sefer düzenlemeleri sonucunda keşfedilmiştir. Karavel adı verilen ve rüzgar gücüyle hareket eden yelkenli gemilerle Atlantik aşılmakta ve uçsuz bucaksız karalar keşfedilmekteydi. Dünyanın yuvarlak olduğu tezine dayanarak o dönemin denizcileri, varılan bu toprakların Hindistan olduğunu düşünmüşlerdir. Özellikle ilk gidenlerde bu düşünce ağır basmaktaydı ve Kuzey Amerika kıtasında karşılaştıkları yerlilere de Hindistan’a vardıklarını düşünerek İngilizce Hindu anlamındaki ” Indian” denmesi buradan gelmektedir. Konuyla  alakası olmasa da, Türkiye’ ye Hindi anlamındaki İngilizce “Turkey” denmesi de, keşfedilen yeni kıtadaki bir kuş türünün, o zamanki Osmanlı İmparatorluğu’ nda Anadolu’ da sıklıkla görülen bildiğimiz hindiye çok benzemesiydi. Daha ortada Türkiye  Cumhuriyeti yokken, “Turkey” adı, aslında yıllar öncesinden bu vesileyle konulmuştu bile.

Yeniden Amerika kıtasının keşfine dönecek olursak, keşiflerden önce 3 temel be önemli kültürün bu uçsuz bucaksız coğrafyada uygarlık oluşturduğunu söyleyebiliriz.

Bunlar:

1- Aztekler (Mexico City Güneyi )

2- Mayalar (Kısmen Güneydoğu Meksika (Yucatan) , Belize, Guatemala, Honduras, El Salvador)

3- İnkalar (Peru, Bolivya, Şili ve Kısmen Arjantin)

Maya Aztec Inca

Görüleceği üzere bu bölgelerde yaşayan toplumların, dünyanın bilinen en eski yerleşim yerlerinden birisi olan Doğu Asya’ dan bazı toplulukların göçebe hareketlerle bu bölgelere yerleştiği tezi genel kabul görmüş bir teoridir. Bering Boğazının donması ile Sibirya üzerinden Alaska’ ya geçen ve buradan da tüm kıtaya yayılan topluluklar, bahsettiğimiz bu üç büyük uygarlığın temelini oluşturan beşeri unsurlarıdır.

Eskimo’lar

Eskimo’ lardan da kısaca söz etmek gerekirse, Asya ile Amerika birbirine bağlı kara parçaları iken, son Buzul Çağı’nın bitimine doğru (günümüzden yaklaşık 12000 yıl önce), Sibirya’dan Alaska’ya geçen avcıların torunları oldukları ileri sürülmektedir. Bununla birlikte bazı iddialara göre de MÖ 3000 yıllarında Bering Boğazı üzerinden Amerika’ya geçiş yapmışlardır. Dil verileri ve arkeolojik kalıntılar Eskimo halklarının Bering Boğazı’nın buzlarla kaplanıp kara köprüsü olduğu zamanlarda günümüzden 10.000 yıl önce iki ayrı etnik grup (Eskimo ve Aleut) olarak Alaska’dan Kamçatka’ya kadar olan bölgede bulunduklarını göstermektedir. Bu da bize aslında bölgenin buzulların en yoğun olduğu dönemde ulaşımın buzullar sayesinde göçebe hareketlere elverişli olduğunu göstermektedir.

Bilindiği üzere 1867 yılında Alaska’ nın Rus İmparatorluğundan satın alınması sonucu ABD ye bağlanması, kıtadaki yerli nufusların bir anlamda yaşamları için en büyük gelişme olarak ele alınabilir.

Transatlantikte Türk’lere Özgü Gerçek İzler

Anadolu Kültürünün zenginliğini anlatmaya gerek yok. Eğer buna kalkışacak olursak buna sayfaların ve kelimelerin yetmeyeceğinin aslında hepimiz farkındayız. Ancak unutmamamız gereken bir nokta var ki, Anadolu dünya üzerinde bilinen en eski medeniyetlerin beşiğidir. Bu artık resmen UNESCO tarafından da onaylanmıştır. Evet, Göbeklitepe’ den bahsediyorum. Toplayıcı-avcı toplumların tarımla yerleşik hayata geçtikten sonra dini yapılar inşa ettikleri ve Tanrı inancına başvurdukları tarihsel sıralama tezi artık Göbekli Tepe ile altüst olmuştur. İşte, dünyanın herhangi bir noktasında, bir örneğine veya benzerine rastladığımız bir sanatsal ve kültürel objenin ya da faaliyetin orijinal karşılıklarının, kültürel köklerinin, dünyanın sayılı medeniyetlerine binlerce yıldır ev sahipliği yapmış güzel Anadolu’ muzun bağrından çıktığına inanmamak abesle iştigal etmek olacaktır. İnsanlık tarihi kadar eski bu coğrafyada halen devam eden sanatsal faaliyetlerdeki korunabilmiş kültürel izler ve motifler, binlerce yıllık bir geleneğin korunması ve süre gitmesi neticesinde günümüze kadar ulaşmıştır. Endüstriyel gelişmelere bağlı olarak el emeği ile üretilen Anadolu’nun paha biçilmez folklorik sanat ürünleri olan el dokuma halıları, kilimleri, yerel elbiseleri ve üzerilerindeki sanatsal motifler ve esin kaynağı olan doku ve desenlere dünyanın bir başka köşesinde rastlamak  işten bile olmasa gerek.

Şimdi sizlere Amerika yerlisi Kızılderili’lerin bazı motifleri ve Maya uygarlığından bazı el yapımı paylaşımlarda bulunacağım ve sizleri bu benzerliklerle bir süre başbaşa bırakacağım:

Peki, sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz?

 

Seattle Indian Museum
Seattle Indian Museum- Bir Kızılderilinin Giysisi

 

Grönland da bir Eskimo Müzesi
Grönland da bir Eskimo Müzesi

 

Belize Dokuma
Belize Dokuma – Anadolu Kilim Motifi Benzerliği

 

Guatemela Mekikli Dokuma
Guatemela Mekikli Dokuma- Anadolu Tarzı Mekikli Dokuma Benzerliği

 

Meksika Maya Kilimi
Meksika Maya Kilimi 1 – Anadolu Kilim Motifi Benzerliği

 

Meksika maya Kilimi 3
Meksika Maya Kilimi 2 – Anadolu Kilim Motifi Benzerliği

 

Meksika maya Kilimi 2
Meksika Maya Kilimi 3 – Anadolu Kilim Motifi Benzerliği

This Post Has 0 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back To Top
×Close search
Ara